Çocukluk yıllarımın karanlık döneminde henüz statik plastik maket zanaatiyle uğraşırken bu yapıştırıcının varlığını keşfetmemle birlikte evde bulunan kumaş, halı, battaniye, yorgan ve evde bulunan pek çok eşyanın muhtelif yerlerini hep japon yapıştırıcısına bulamıştım. O yıllar ben internete bir arkadaşa bakıp çıkacağım sloganıyla hızlıca 146 ile bağlanır, ev telefonu da haliyle meşgule düştüğü için evi arayanlar mecburen cep telefonlarına yöneldiğinden ve cep telefonları da çok yazdığından dolayı gönlümce sörf edemeyerek interneti ivedilikle kapatmam istenirdi. Bu sebeple japon yapıştırıcısını neyin sökeceğini yıllarca bilmeden yaşadım. Günün birinde olayın başını ve sonunu kesinlikle hatırlamadığım bir olay gerçekleşti. Bahsettiğim japon yapıştırıcısı kalıntılarından bir tanesi bir miktar aseton ile buluştu. Gloin' in oğlu Gimli' nin baltası gibi sert olan yapıştırıcı kalıntısı oyun hamuru kıvamına gelerek yapıştığı yüzeyden ayrılıverdi.
Bu keşfin bana verdiği güven, özveri ve tecrübeyi arkama alarak ünlü şarkıcı Çubuklu Yaşar' ın da dediği gibi Ankara' da ne kadar bina varsa o kadar da gecekondu var diyerek asetonu, annemin çok sevdiği ancak japon yapıştırıcısı olduğu için içten içe üzgün olduğunu bildiğim lake boyalı ahşap bir yüzeye onu mutlu etmek için komple boca etmemle birlikte çoğu zarar, azı karar atasözünün ne kadar doğru olduğunu eş zamanlı olarak hızlıca tecrübe ettim.
O gün bugündür japon yapıştırıcısından da asetondan da çok korkarım. O yüzden japon yapıştırıcısını aseton ile çıkarırken işe yaradığını görünce kesinlikle yüzeye boca etmeyin, üzülürsünüz
Not: Evet marketlerde satılan ve oje çıkarmak için olan asetonlardan bahsettim.. Eczanelerde satılan aseton daha saf ve haliyle daha kuvvetli. Ben olsam kulak pamuğuna oje için olanını azar azar damlatıp japon yapıştırıcısına temas ettire ettire sökmeye çalışırdım. Yalnız çok hızlı uçtuğu için bu işlemi sık sık tekrar etmek gerekebilir, kesinlikle acele etmeyin.