Her ürünün devri, ihtiyaca göre ömrü vardır. Eskiden gaz yağı vardı, sonra wax, ardından seramik geldi. Şimdi PPF revaçta. Yarın ne gelir bilinmez. Ama her biri, döneminde ihtiyaca göre işe yaradı, kullanıcıyı memnun etti.
PPF konusuna gelirsek; evet maliyetli bir uygulama ama buna sigorta gözüyle bakan biri için mantıklı olabilir. Aracına kıyamayan, çizik görmek istemeyen, ikinci elde değer kaybı yaşamak istemeyen biri için PPF iyi bir yatırım. Öte yandan, detailing’i hobi olarak gören, wax’ını seramiğini kendi uygulayan biri için PPF çoğu zaman gereksiz kalıyor.
Ama burada herkes için geçerli mutlak bir doğrudan söz etmek zor. “PPF yaptırmayın” ya da “Yaptırmazsan mantıksızsın” gibi genellemeler bu forumun doğasına çok uygun değil. Çünkü herkesin kullanım tarzı, bütçesi, araçla kurduğu ilişki farklı. Kimi 2 yıl biner, kimi 10 yıl. Kimi haftada 1 yıkar, kimi 3 ayda bir siler geçer. Herkesin ‘doğrusu’ kendine göre şekilleniyor.
Ben şahsen hem PPF hem seramik hemde wax uygulamalarını yerinde buluyorum. Kendi aracımda sadece ön kaput ve piano black sütunlara PPF yaptırdım. Ön tampon için de taş sekmelerine karşı bana göre bence şart. Geri kalan yerleri ise seramikle veya wax ile koruyorum. Hem maliyeti dengeliyorum hem korumayı alıyorum. En önemlisi beni bu mutlu ediyor ve ihtiyacımı karşılıyor.
Sonuç olarak; önemli olan ne yaptığın değil, neden yaptığın. Fiyat/fayda dengesi sizin kullanımınıza göre oturuyorsa, doğru yoldasınız demektir.
Ama bu forumda bulunan kimsede sanmam ki en iyi ppf bile olsa aracında ıslak bezle araba silmez
İmzamda da yazdığı gibi, çok sevdiğim bir sözle bitireyim
''Detaylar şeytanın değil, tutkunun saklandığı yerdir. ''