Hızlı Soru - Cevap

mustafacagri

Uzman Detaycı
Üye
Katılım
1 Haz 2018
Mesajlar
1,970
Beğeniler
4,466
İl
Ankara
Öne çıkan konu #7,061
Ürün

Arkadaşlar lastik, davlumbaz parlatmak için yukarıda linkini bıraktığım ürün iş görür mü dersiniz?
Lastik parlatırken plastik kısım ile süngerin birleştiği yer ayrılıyor yırtılıyor genelde. Hani ortası yapışkansa yapışkan kopuyor, başka şekilde monte edildiyse yırtılıyor :( lastik parlatıcı sürerken temiz bir yol bulamadım, nitril eldiven takıp nuri leflef süngerle mecbur işe koyuluyorum
 

Shirb13

Uzman Detaycı
Üye
Katılım
5 Ara 2019
Mesajlar
979
Beğeniler
4,171
İl
Tekirdağ
@Sercan20,
Çünkü dolandırıcılık ve her yolu meşru görmek daha azdı. Arabaları yarısından birleştirip, başka bir şasi numarası ile hasarsız satmaya çalışmıyorlardı.
Ne zaman bu bir sektör haline geldi, o zaman kenarını sürtmüş ve boyatmamış bir araba, boyatandan daha değerli oldu. Çünkü boyanın neden yapıldığı ile ilgili çok fazla yalan söylendi.

Günün sonunda piyasa çok saçma bir hal aldı. Ben arabamı sürttüğümde tabii ki boyatacağım. Kaza yaptıktan sonra tabii ki arabamı yaptıracağım, tabii ki gerekiyorsa parçayı değiştireceğim. Arabama güzel ve eski konforu ile kullanmak benim hakkım. Sırf benden sonra alacak kişinin içi rahat etsin diye kazalı arabaya yaptırmadan binmek de ne demek yani... Ama maalesef sistem buna itiyor.

Tek farklı düşündüğüm konu, ben detayı kendim için yapıyorum, satmayı düşündüğüm için yapmıyorum. Öyle olsa bir hobi, bir zevkten ziyade ticari bir beklenti olarak adlandırabilirdim zira.
Hocam kesinlikle katılıyorum, özellikle son cümlenizle ilgili benzer anılarım var :) Bana gelenlerin bir kısmı arabasını satmak isteyen arkadaşlar, komşular vesaire. Kendi aracımı da ne zaman yıkasam kapının önünde, komşular hayırdır arabayı mı satıyorsun diyorlardı. Tabi zamanla anladılar ve alıştılar bir kaç tahtamız eksik ses etmiyor kolay gelsin deyip geçiyorlar :)
 

SubaruOutback

Profesyonel Detaycı
Moderator
Test Uzmanı
Katılım
10 Mar 2018
Mesajlar
5,267
Beğeniler
13,760
Yaş
45
İl
istanbul
Çünkü dolandırıcılık ve her yolu meşru görmek daha azdı. Arabaları yarısından birleştirip, başka bir şasi numarası ile hasarsız satmaya çalışmıyorlardı.
Ne zaman bu bir sektör haline geldi, o zaman kenarını sürtmüş ve boyatmamış bir araba, boyatandan daha değerli oldu. Çünkü boyanın neden yapıldığı ile ilgili çok fazla yalan söylendi.

Günün sonunda piyasa çok saçma bir hal aldı. Ben arabamı sürttüğümde tabii ki boyatacağım. Kaza yaptıktan sonra tabii ki arabamı yaptıracağım, tabii ki gerekiyorsa parçayı değiştireceğim. Arabama güzel ve eski konforu ile kullanmak benim hakkım. Sırf benden sonra alacak kişinin içi rahat etsin diye kazalı arabaya yaptırmadan binmek de ne demek yani... Ama maalesef sistem buna itiyor.

Tek farklı düşündüğüm konu, ben detayı kendim için yapıyorum, satmayı düşündüğüm için yapmıyorum. Öyle olsa bir hobi, bir zevkten ziyade ticari bir beklenti olarak adlandırabilirdim zira.
Sorun aslında boyanması değil, boyamayı yapanın genelde rengi tutturamaması ve kötü boyaması. Henüz Subaru sahibi değilken kullandığım otomobile arkadan bir otomobil çarpmıştı. Aman ne olacak, kaskodan yapılır, serviste boyarlar demiştim. Otomobilde ufacık bir hasarda bagaj kapağı ve tampon değiştirilmişti. Çamurluk, bagaj kapağı ve tampon boyandıktan sonra otomobil hazır diye haber geldiğinde bende koşa koşa servise gitmiştim. Abartmıyorum, otomobil yerin dibinde loş ışık altında bir yerdeydi daha o ortamda otomobilin boyanan yerlerinin farklı tonda olmasını geçtim farklı bir renkte olduğunu fark ettiğimde yeniden boyansın demiştim ama ne kadar ısrar etsemde sonuç değişmemişti.
Otomobil gümüş gri renkteydi ama boyanan yerleri güneş altında patlıcan moruna yakın bir renge dönüyordu. ÜZerinden 20 yıldan fazla geçti halen renk tutturamıyorlar, halen boyayamıyorlar.
Halen, en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar.
Yine seneler önce, arkadaşımla birlikte ismi lazım değil bir Peugeot bayisine gitmiştik, daha doğrusu aracı servisteydi ve işlemler bitti mi diye beraber kontrol etmeye gitmiştik. Showroom'da 0 km 206 GTi vardı. Daha bakar bakmaz aracın sağ yarısı tamamen boyalı değil mi diye sorduğunda önce kem küm sonra nereden anladınız sorusuyla itiraf etmişlerdi. Nakliye esnasında otomobil sağ tarafının üzerine düşmüş ve serviste boyamışlar ama kalem ucu kadar bir boya kusuru ile boyadıklarından arkadaşım da işi bildiğinden tek bakışta anlamıştı. Benide o gün o obsesif etti zaten :D :D

Ayrıca, gezegende insanın varlığından beri dolandırıcılık... benzeri hareketler hep vardı. Youtube'da arthur tussik diye bir Rus var, bir girip izleyin. Aynı şeylerin gezegenin her yerinde olduğunu da düşününce...
 

Gyepestp

Tecrübeli Detaycı
Üye
Katılım
6 Şub 2020
Mesajlar
323
Beğeniler
733
Yaş
36
İl
İstanbul
Sorun aslında boyanması değil, boyamayı yapanın genelde rengi tutturamaması ve kötü boyaması. Henüz Subaru sahibi değilken kullandığım otomobile arkadan bir otomobil çarpmıştı. Aman ne olacak, kaskodan yapılır, serviste boyarlar demiştim. Otomobilde ufacık bir hasarda bagaj kapağı ve tampon değiştirilmişti. Çamurluk, bagaj kapağı ve tampon boyandıktan sonra otomobil hazır diye haber geldiğinde bende koşa koşa servise gitmiştim. Abartmıyorum, otomobil yerin dibinde loş ışık altında bir yerdeydi daha o ortamda otomobilin boyanan yerlerinin farklı tonda olmasını geçtim farklı bir renkte olduğunu fark ettiğimde yeniden boyansın demiştim ama ne kadar ısrar etsemde sonuç değişmemişti.
Otomobil gümüş gri renkteydi ama boyanan yerleri güneş altında patlıcan moruna yakın bir renge dönüyordu. ÜZerinden 20 yıldan fazla geçti halen renk tutturamıyorlar, halen boyayamıyorlar.
Halen, en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar.
Yine seneler önce, arkadaşımla birlikte ismi lazım değil bir Peugeot bayisine gitmiştik, daha doğrusu aracı servisteydi ve işlemler bitti mi diye beraber kontrol etmeye gitmiştik. Showroom'da 0 km 206 GTi vardı. Daha bakar bakmaz aracın sağ yarısı tamamen boyalı değil mi diye sorduğunda önce kem küm sonra nereden anladınız sorusuyla itiraf etmişlerdi. Nakliye esnasında otomobil sağ tarafının üzerine düşmüş ve serviste boyamışlar ama kalem ucu kadar bir boya kusuru ile boyadıklarından arkadaşım da işi bildiğinden tek bakışta anlamıştı. Benide o gün o obsesif etti zaten :D:D

Ayrıca, gezegende insanın varlığından beri dolandırıcılık... benzeri hareketler hep vardı. Youtube'da arthur tussik diye bir Rus var, bir girip izleyin. Aynı şeylerin gezegenin her yerinde olduğunu da düşününce...
Anlattığınız konu aslında benim söylediğime geliyor. "en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar." cümlesi de özetliyor. Değiştirsinler, yepyeni olsun. Örneğin Apple'dan bir ürün aldığınızda, küçücük bir yeri bozulduğunda komple yeni cihaz veriyorlar. 15.000tl'ye sattıkları telefonda da, 25.000'e sattıkları MacBook'ta da. Müşteri memnuniyeti sağlayan çoğu markada da durum böyle. Kimse de "küçücük bir butonun çalışmaması yüzünden yeni telefon verdiler" diye yakınmıyor.

Bizim yakınmamızın sebebi, türlü dolandırıcılıklar nedeniyle sistemin bizi buna yöneltmesi. Hayatım boyunca hiçbir aracımı Tramer'de gözükmesin diye sanayide yaptırıp üstünü kapatmışlığım olmadı. Kimseyi de bilinçli ya da bilinçsiz bazı bilgileri gizlemeye çalışarak dolandırmadım. Ama bunu yapmaya çalışana çok şahit oldum.

Dolayısıyla bu bizim ülkemizdeki sistemin, düzenin ne kadar kötü durumda olduğunu da açıkça göstermekte. Ha eğer, "Bizim ülkemizdeki sistemde problem yok, her şey süper." diyorsanız, ona da itiraz edip düşüncenizi değiştirmeye çalışmak istemem, benim düşüncemi kabul etmenizi sağlamak için diretmem, o da sizin düşünceniz sonuçta. Saygı duyarım. :)

Son olarak bir Rus'un, ya da 1000 Rus'un yaptığı ya da yapmaya çalıştığı şey ile bizim ülkemizdeki durum arasındaki farkı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. O Rus'un yapmaya çalıştığı şey üzerine kurulu bir düzen var ülkemizde. :) Örneğin forumda da Almanya'da yaşayan arkadaşlarımız var. Amerika'da var mı bilmiyorum. Eğer tecrübeleri varsa, onlardan kaza, 0 araç ve 2. el piyasaları aralarındaki ilişkileri duysak iyi olur.
 

Noname

Yasaklı Üye
Yasaklı Üye
Katılım
17 Nis 2019
Mesajlar
1,925
Beğeniler
6,085
Sorun aslında boyanması değil, boyamayı yapanın genelde rengi tutturamaması ve kötü boyaması. Henüz Subaru sahibi değilken kullandığım otomobile arkadan bir otomobil çarpmıştı. Aman ne olacak, kaskodan yapılır, serviste boyarlar demiştim. Otomobilde ufacık bir hasarda bagaj kapağı ve tampon değiştirilmişti. Çamurluk, bagaj kapağı ve tampon boyandıktan sonra otomobil hazır diye haber geldiğinde bende koşa koşa servise gitmiştim. Abartmıyorum, otomobil yerin dibinde loş ışık altında bir yerdeydi daha o ortamda otomobilin boyanan yerlerinin farklı tonda olmasını geçtim farklı bir renkte olduğunu fark ettiğimde yeniden boyansın demiştim ama ne kadar ısrar etsemde sonuç değişmemişti.
Otomobil gümüş gri renkteydi ama boyanan yerleri güneş altında patlıcan moruna yakın bir renge dönüyordu. ÜZerinden 20 yıldan fazla geçti halen renk tutturamıyorlar, halen boyayamıyorlar.
Halen, en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar.
Yine seneler önce, arkadaşımla birlikte ismi lazım değil bir Peugeot bayisine gitmiştik, daha doğrusu aracı servisteydi ve işlemler bitti mi diye beraber kontrol etmeye gitmiştik. Showroom'da 0 km 206 GTi vardı. Daha bakar bakmaz aracın sağ yarısı tamamen boyalı değil mi diye sorduğunda önce kem küm sonra nereden anladınız sorusuyla itiraf etmişlerdi. Nakliye esnasında otomobil sağ tarafının üzerine düşmüş ve serviste boyamışlar ama kalem ucu kadar bir boya kusuru ile boyadıklarından arkadaşım da işi bildiğinden tek bakışta anlamıştı. Benide o gün o obsesif etti zaten :D:D

Ayrıca, gezegende insanın varlığından beri dolandırıcılık... benzeri hareketler hep vardı. Youtube'da arthur tussik diye bir Rus var, bir girip izleyin. Aynı şeylerin gezegenin her yerinde olduğunu da düşününce...
Arthur kraldır abi, çok temiz işçiliği var adamın :D Onlarda da böyle boya ekleme olayı var mı acaba? Adama baya yoktan var ediyor çünkü
 

ugurus

Usta Detaycı
Üye
Katılım
17 Oca 2020
Mesajlar
754
Beğeniler
1,156
Yaş
42
İl
İzmir-Antalya
Son olarak bir Rus'un, ya da 1000 Rus'un yaptığı ya da yapmaya çalıştığı şey ile bizim ülkemizdeki durum arasındaki farkı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. O Rus'un yapmaya çalıştığı şey üzerine kurulu bir düzen var ülkemizde. :) Örneğin forumda da Almanya'da yaşayan arkadaşlarımız var. Amerika'da var mı bilmiyorum. Eğer tecrübeleri varsa, onlardan kaza, 0 araç ve 2. el piyasaları aralarındaki ilişkileri duysak iyi olur.
birkaç kez muhabbetini yapmıştım. rusya da tamirat çok pahalı olduğu için, yada zor olduğu için adamlar uğraşmıyormuş, gidip yenisini alıyormuş, eskisini çöpe atmıyorlar tabi uygun bir fiyata satıyorlardır. ama orada arabalar bize göre yarı yarıya ucuz.
 

SubaruOutback

Profesyonel Detaycı
Moderator
Test Uzmanı
Katılım
10 Mar 2018
Mesajlar
5,267
Beğeniler
13,760
Yaş
45
İl
istanbul
Anlattığınız konu aslında benim söylediğime geliyor. "en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar." cümlesi de özetliyor. Değiştirsinler, yepyeni olsun. Örneğin Apple'dan bir ürün aldığınızda, küçücük bir yeri bozulduğunda komple yeni cihaz veriyorlar. 15.000tl'ye sattıkları telefonda da, 25.000'e sattıkları MacBook'ta da. Müşteri memnuniyeti sağlayan çoğu markada da durum böyle. Kimse de "küçücük bir butonun çalışmaması yüzünden yeni telefon verdiler" diye yakınmıyor.

Bizim yakınmamızın sebebi, türlü dolandırıcılıklar nedeniyle sistemin bizi buna yöneltmesi. Hayatım boyunca hiçbir aracımı Tramer'de gözükmesin diye sanayide yaptırıp üstünü kapatmışlığım olmadı. Kimseyi de bilinçli ya da bilinçsiz bazı bilgileri gizlemeye çalışarak dolandırmadım. Ama bunu yapmaya çalışana çok şahit oldum.

Dolayısıyla bu bizim ülkemizdeki sistemin, düzenin ne kadar kötü durumda olduğunu da açıkça göstermekte. Ha eğer, "Bizim ülkemizdeki sistemde problem yok, her şey süper." diyorsanız, ona da itiraz edip düşüncenizi değiştirmeye çalışmak istemem, benim düşüncemi kabul etmenizi sağlamak için diretmem, o da sizin düşünceniz sonuçta. Saygı duyarım. :)

Son olarak bir Rus'un, ya da 1000 Rus'un yaptığı ya da yapmaya çalıştığı şey ile bizim ülkemizdeki durum arasındaki farkı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. O Rus'un yapmaya çalıştığı şey üzerine kurulu bir düzen var ülkemizde. :) Örneğin forumda da Almanya'da yaşayan arkadaşlarımız var. Amerika'da var mı bilmiyorum. Eğer tecrübeleri varsa, onlardan kaza, 0 araç ve 2. el piyasaları aralarındaki ilişkileri duysak iyi olur.
Biliyorsun Apple'da sütten çıkmış ak kaşık değil. En son pil üzerinden yaptıkları naneleri kabul etmişlerdi.

Apple'ın müşteri memnuyeti için kendisine çin'deki sweatshop'larda maliyeti çok az olan bir ürünü değiştirmesi ile otomobilde parça değiştirilmesini açıkçası ilişkilendiremedim. Otomobilde recall yapılıyor, parça değişiyor veya ayıplı ürün ise güç bela yenisi veriliyor. Keza, çok az bir kesim haricinde kimse düğme değişimi yerine yeni ürünü de reddeceğini sanmıyorum.

Benim mantığımda, araçta bir parça düzeltilebiliyorsa düzeltilir. Düzeltilemiyor ise o zaman değiştirilir. Ayrıca, arka çamurluk gibi tavan ve marşpiyel ile uzun bir bağlantısı olan parçaların kesilip biçilerek kaynakla yapıştırılıp boyanmasının hiçbir zaman sağlıklı sonuç olacağını düşünmüyorum. Bu benim düşüncem.

Sigorta ve tramer konusuna da gelirsek; otomobil hasarlarına bakmayan bir sigorta eksperi olarak şöyle izah edeyim. Ben otomobili aldıktan 1 ay sonra üzerine dolu yağdı. Sigorta ile görüştüğümde, cebimden ödemenin daha sağlıklı olacağına vardım ve öyle yaptım. Keza, sis farı kırıldığında da beyan ile bunu sigortadan alabileceğimi ama yenilemede onlarında benden alacağını öğrenince yine cepten ödedim.
Bir poliçede herşeyi teminata alabileceğiniz gibi belirlediğiniz şeyleri de teminata dahil edebilirsiniz. Dolu hasarında bazı poliçeler hasarsızlığı bozmazken bazıları bozuyor. Bazısı sis farı, far gibi nesneleri beyan ile ödeyip hasarsızlığı bozmazken bazıları bir güzel bozabiliyor.
Bu durumda, poliçe yapınızı bilmeden en basit birşeyde kaskodan yaptırırım dediğinizde bir sonraki sene fazla fazla prim ödeyerek yaptırdığınızı kaskoya misli ile ödeme durumunuz da olabilir.
Yani herkesi aynı kefeye koymamak lazım. Benim için tramerde gözüküp gözükmemesi değil bir sonraki sene bir taş sıçraması veya doğa olayı yüzünden abuk sabuk prim ödememek önemlidir. Diğer türlü, yaptırdığım bir teminattan faydalanmamak da ilginç olurdu.
Ha, boyalı eşeği orijinal at olarak satmak isteyenler her ülkede var, onlar sigortayı dolandırmaya kalkıştığında zaten icabına bakılıyor ki yine diyorum benim baktığım otomobil dışı hasarlarda bizzat kendim yakaladığım vakalar var ve sonları hiç eğlenceli olmadı.
Ahlaksız her zaman ahlaksızlığını yapar.

Bizde sistem iyi yürüyor demedim, nereden öyle bir kanıya vardınız, ima bile etmedim.

Rus'un yaptığı şeyin doğru veya eğriliğini tartışmıyorum. Ama takla atan aracı bile eksi haline getirebiliyorlarsa, otomobil gibi bir nesneyi satın almadan önce 40 kere düşünürsün. Sırf tramer sorgusu da yetmeyebilir. Nereden bileceğiz herşeyi sigortadan yaptırdığını ve dürüst olduğunu değil mi? Tramer'de gözükenler bizim için yeterlimidir ?

Japonya'da ikinci el satılacak bir otomobil x-ray tarzı bir cihazdan geçer ve tırnak kadar bir hasarı bile rapora işlerler. Özellikle auction'da satılanlarda işlem böyle gerçekleşiyor. Amerika'da da bildiğim kadarıyla bir havuz var ve aracın hasarlı fotoğraflarına bile ulaşılabiliyor.

Bizdeki diğer sorun otomobil üzerinden döne döne vergi alınması. Biz ayrıca bu yüzden bu metal parçalarına bu kadar üzerine titiriyoruz. Ben aldığımda 160bin TL olan otomobil şimdi zaten getirilmiyor ayrı mesele ama şimdi showroom'da olsa 500bin'den aşağı satılmazdı. Volvo'nun vergisiz çıplak fiyatını görünce şok olmuştuk.
Yurtdışında özellikle eksi enflasyon olan Japonya'da 5 sene önce otomobilin fiyatı neyse yine aşağı yukarı aynı. Yurt dışında satılan 2.el otomobiller zaten ayrı bir komedi, bazı otomobilleri cebindeki bozuk para ile bile alabiliyorsun. Ha sigortası pahalıdır onu da artık dert etmezsin :D :D
Yurt dışında 100 pounda veya 1000 pounda veya dolar, euro , satılan otomobilde tek bakacağın şasisi iskeleti sağlam mı, gerisi kimsenin umrunda bile olmaz. Şahsen benim zerre umrumda olmazdı. Gelmişim 40 yaşıma, 1000 euro, dolar, pound'a Subaru alsam en fazla içini süpürür dışınıda fırça ile yıkardım. :D :D

Birbirimizi anladığımızı umuyorum. Klavyenin soğukluğundan birde eve kapanmışken durduk yere tatsızlık yaratmaya da hiç niyetim yok :)
 

Gyepestp

Tecrübeli Detaycı
Üye
Katılım
6 Şub 2020
Mesajlar
323
Beğeniler
733
Yaş
36
İl
İstanbul
Biliyorsun Apple'da sütten çıkmış ak kaşık değil. En son pil üzerinden yaptıkları naneleri kabul etmişlerdi.

Apple'ın müşteri memnuyeti için kendisine çin'deki sweatshop'larda maliyeti çok az olan bir ürünü değiştirmesi ile otomobilde parça değiştirilmesini açıkçası ilişkilendiremedim. Otomobilde recall yapılıyor, parça değişiyor veya ayıplı ürün ise güç bela yenisi veriliyor. Keza, çok az bir kesim haricinde kimse düğme değişimi yerine yeni ürünü de reddeceğini sanmıyorum.

Benim mantığımda, araçta bir parça düzeltilebiliyorsa düzeltilir. Düzeltilemiyor ise o zaman değiştirilir. Ayrıca, arka çamurluk gibi tavan ve marşpiyel ile uzun bir bağlantısı olan parçaların kesilip biçilerek kaynakla yapıştırılıp boyanmasının hiçbir zaman sağlıklı sonuç olacağını düşünmüyorum. Bu benim düşüncem.

Sigorta ve tramer konusuna da gelirsek; otomobil hasarlarına bakmayan bir sigorta eksperi olarak şöyle izah edeyim. Ben otomobili aldıktan 1 ay sonra üzerine dolu yağdı. Sigorta ile görüştüğümde, cebimden ödemenin daha sağlıklı olacağına vardım ve öyle yaptım. Keza, sis farı kırıldığında da beyan ile bunu sigortadan alabileceğimi ama yenilemede onlarında benden alacağını öğrenince yine cepten ödedim.
Bir poliçede herşeyi teminata alabileceğiniz gibi belirlediğiniz şeyleri de teminata dahil edebilirsiniz. Dolu hasarında bazı poliçeler hasarsızlığı bozmazken bazıları bozuyor. Bazısı sis farı, far gibi nesneleri beyan ile ödeyip hasarsızlığı bozmazken bazıları bir güzel bozabiliyor.
Bu durumda, poliçe yapınızı bilmeden en basit birşeyde kaskodan yaptırırım dediğinizde bir sonraki sene fazla fazla prim ödeyerek yaptırdığınızı kaskoya misli ile ödeme durumunuz da olabilir.
Yani herkesi aynı kefeye koymamak lazım. Benim için tramerde gözüküp gözükmemesi değil bir sonraki sene bir taş sıçraması veya doğa olayı yüzünden abuk sabuk prim ödememek önemlidir. Diğer türlü, yaptırdığım bir teminattan faydalanmamak da ilginç olurdu.
Ha, boyalı eşeği orijinal at olarak satmak isteyenler her ülkede var, onlar sigortayı dolandırmaya kalkıştığında zaten icabına bakılıyor ki yine diyorum benim baktığım otomobil dışı hasarlarda bizzat kendim yakaladığım vakalar var ve sonları hiç eğlenceli olmadı.
Ahlaksız her zaman ahlaksızlığını yapar.

Bizde sistem iyi yürüyor demedim, nereden öyle bir kanıya vardınız, ima bile etmedim.

Rus'un yaptığı şeyin doğru veya eğriliğini tartışmıyorum. Ama takla atan aracı bile eksi haline getirebiliyorlarsa, otomobil gibi bir nesneyi satın almadan önce 40 kere düşünürsün. Sırf tramer sorgusu da yetmeyebilir. Nereden bileceğiz herşeyi sigortadan yaptırdığını ve dürüst olduğunu değil mi? Tramer'de gözükenler bizim için yeterlimidir ?

Japonya'da ikinci el satılacak bir otomobil x-ray tarzı bir cihazdan geçer ve tırnak kadar bir hasarı bile rapora işlerler. Özellikle auction'da satılanlarda işlem böyle gerçekleşiyor. Amerika'da da bildiğim kadarıyla bir havuz var ve aracın hasarlı fotoğraflarına bile ulaşılabiliyor.

Bizdeki diğer sorun otomobil üzerinden döne döne vergi alınması. Biz ayrıca bu yüzden bu metal parçalarına bu kadar üzerine titiriyoruz. Ben aldığımda 160bin TL olan otomobil şimdi zaten getirilmiyor ayrı mesele ama şimdi showroom'da olsa 500bin'den aşağı satılmazdı. Volvo'nun vergisiz çıplak fiyatını görünce şok olmuştuk.
Yurtdışında özellikle eksi enflasyon olan Japonya'da 5 sene önce otomobilin fiyatı neyse yine aşağı yukarı aynı. Yurt dışında satılan 2.el otomobiller zaten ayrı bir komedi, bazı otomobilleri cebindeki bozuk para ile bile alabiliyorsun. Ha sigortası pahalıdır onu da artık dert etmezsin :D:D
Yurt dışında 100 pounda veya 1000 pounda veya dolar, euro , satılan otomobilde tek bakacağın şasisi iskeleti sağlam mı, gerisi kimsenin umrunda bile olmaz. Şahsen benim zerre umrumda olmazdı. Gelmişim 40 yaşıma, 1000 euro, dolar, pound'a Subaru alsam en fazla içini süpürür dışınıda fırça ile yıkardım. :D:D

Birbirimizi anladığımızı umuyorum. Klavyenin soğukluğundan birde eve kapanmışken durduk yere tatsızlık yaratmaya da hiç niyetim yok :)
Hocam olur mu şey, yanlış anlamanıza sebebiyet verebilecek bir şey yazdıysam eğer kusura bakmayın. Hiç sevmediğim bir şey olur bu.
Birlikte fikirlerimizi paylaşıyoruz, yarıştırmıyoruz ki. Aynı konuda farklı fikirleri savunabilmek ve bunu sürdürebilmek büyük bir olgunluk ister. Çünkü bir süre sonra genelde tartışmaya döner, herkes kendi fikrini dayatmaya çalıştığı için. Sizin yorumlarınız bende asla öyle bir izlenim yaratmadı, umarım ben de size böyle bir şeye niyet etmiş gözükmemişimdir. Kişisel olarak farklı fikirler ile tartışmak hoşuma gider, karşımdakine zarar vermedikçe tabii ki.
Sevgiler, :)
 
Son düzenleme:

mustafacagri

Uzman Detaycı
Üye
Katılım
1 Haz 2018
Mesajlar
1,970
Beğeniler
4,466
İl
Ankara
Captivalarda kronik olan plastik solmasını nasıl düzeltebiliriz? Fotoğrafta da görülüyor tampona yakın olan plastiklerin rengi yerindeyken çamurluk ve kapı altına gelen plastiklerin renkleri tamamen solmuş. Motorplast, endurance uyguladım ama renk vermedi yine aynı rengi parlattı sadece. Daha önce Koch nmpc uygulamıştım Bi nebze koyulaştırmıştı ama o da Bi süre sonra koyuluğu kaybetmişti.


ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

PassionateDetailing

Yasaklı Üye
Yasaklı Üye
Katılım
2 May 2019
Mesajlar
577
Beğeniler
738
İl
Adana
Captivalarda kronik olan plastik solmasını nasıl düzeltebiliriz? Fotoğrafta da görülüyor tampona yakın olan plastiklerin rengi yerindeyken çamurluk ve kapı altına gelen plastiklerin renkleri tamamen solmuş. Motorplast, endurance uyguladım ama renk vermedi yine aynı rengi parlattı sadece. Daha önce Koch nmpc uygulamıştım Bi nebze koyulaştırmıştı ama o da Bi süre sonra koyuluğu kaybetmişti.


ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Nmpc da işe yaramadıysa seramik denenebilir ama nekadar faydalı olur bir bilgim yok
 

Shirb13

Uzman Detaycı
Üye
Katılım
5 Ara 2019
Mesajlar
979
Beğeniler
4,171
İl
Tekirdağ
Captivalarda kronik olan plastik solmasını nasıl düzeltebiliriz? Fotoğrafta da görülüyor tampona yakın olan plastiklerin rengi yerindeyken çamurluk ve kapı altına gelen plastiklerin renkleri tamamen solmuş. Motorplast, endurance uyguladım ama renk vermedi yine aynı rengi parlattı sadece. Daha önce Koch nmpc uygulamıştım Bi nebze koyulaştırmıştı ama o da Bi süre sonra koyuluğu kaybetmişti.


ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Würth mat siyah tampon boyası mustafa :)
 

Ozgur_gs_91

Profesyonel Detaycı
Moderator
Site Kurucusu
Katılım
27 Eki 2017
Mesajlar
1,891
Beğeniler
2,711
İl
Kocaeli
Würth mat siyah tampon boyası mustafa :)
O ürün atabiliyormuş basınçlı su ile.

Captivalarda kronik olan plastik solmasını nasıl düzeltebiliriz? Fotoğrafta da görülüyor tampona yakın olan plastiklerin rengi yerindeyken çamurluk ve kapı altına gelen plastiklerin renkleri tamamen solmuş. Motorplast, endurance uyguladım ama renk vermedi yine aynı rengi parlattı sadece. Daha önce Koch nmpc uygulamıştım Bi nebze koyulaştırmıştı ama o da Bi süre sonra koyuluğu kaybetmişti.


ANE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
seramik ürünleri deneyin en iyisi. Sıcak hava tabancası ilede rengini koyulaştırıyorlar ancak ne kadar sağlıklı bilemiyorum çatlaklar olabilir
 

mustafacagri

Uzman Detaycı
Üye
Katılım
1 Haz 2018
Mesajlar
1,970
Beğeniler
4,466
İl
Ankara
Nmpc da işe yaramadıysa seramik denenebilir ama nekadar faydalı olur bir bilgim yok
Açıkçası seramik de işe yaramayacak gibi. Hani en son çare endurance bile sürdüm.o da renk vermedi. Boya en en son çare ama ondan önce bir çözüm bulmaya çalışıyorum
Würth mat siyah tampon boyası mustafa :)
Abi bunu direk uygulayabilir miyiz yoksa yine astar zımpara vs şart mı?
O ürün atabiliyormuş basınçlı su ile.


seramik ürünleri deneyin en iyisi. Sıcak hava tabancası ilede rengini koyulaştırıyorlar ancak ne kadar sağlıklı bilemiyorum çatlaklar olabilir
Isı tabancası olayını ben de gördüm de cesaret edemedim. Seramik doygunluk katar mı bilemedim ama ürün sanki içine işleyemiyor plastiğin. İlginçtir ki tampon tarafında da aynı görünümde plastik devam ediyor ama oranın kondisyonunda sorun yok. Çamurluk ve kapı altları resmen gümüş gri olmuş :D
 

TarıkZS

Usta Detaycı
Üye
Katılım
22 Oca 2020
Mesajlar
461
Beğeniler
1,186
Yaş
34
Ürün

Arkadaşlar lastik, davlumbaz parlatmak için yukarıda linkini bıraktığım ürün iş görür mü dersiniz?
Hocam bunun ucundaki malzeme aşağıdaki süngerle aynı . Bu kadar para vermeye değmez ben 3 yıldır milyoncularda 1₺ ye satılan bu süngerlerden kullanıyorum ben markayım diyen çoğu aplikatörü de bozar (Adams Pro tire hex grip hariç )




Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 

TarıkZS

Usta Detaycı
Üye
Katılım
22 Oca 2020
Mesajlar
461
Beğeniler
1,186
Yaş
34
Anlattığınız konu aslında benim söylediğime geliyor. "en ufak birşeyde koskoca parçayı değiştirmeye yelteniyorlar." cümlesi de özetliyor. Değiştirsinler, yepyeni olsun. Örneğin Apple'dan bir ürün aldığınızda, küçücük bir yeri bozulduğunda komple yeni cihaz veriyorlar. 15.000tl'ye sattıkları telefonda da, 25.000'e sattıkları MacBook'ta da. Müşteri memnuniyeti sağlayan çoğu markada da durum böyle. Kimse de "küçücük bir butonun çalışmaması yüzünden yeni telefon verdiler" diye yakınmıyor.

Bizim yakınmamızın sebebi, türlü dolandırıcılıklar nedeniyle sistemin bizi buna yöneltmesi. Hayatım boyunca hiçbir aracımı Tramer'de gözükmesin diye sanayide yaptırıp üstünü kapatmışlığım olmadı. Kimseyi de bilinçli ya da bilinçsiz bazı bilgileri gizlemeye çalışarak dolandırmadım. Ama bunu yapmaya çalışana çok şahit oldum.

Dolayısıyla bu bizim ülkemizdeki sistemin, düzenin ne kadar kötü durumda olduğunu da açıkça göstermekte. Ha eğer, "Bizim ülkemizdeki sistemde problem yok, her şey süper." diyorsanız, ona da itiraz edip düşüncenizi değiştirmeye çalışmak istemem, benim düşüncemi kabul etmenizi sağlamak için diretmem, o da sizin düşünceniz sonuçta. Saygı duyarım. :)

Son olarak bir Rus'un, ya da 1000 Rus'un yaptığı ya da yapmaya çalıştığı şey ile bizim ülkemizdeki durum arasındaki farkı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. O Rus'un yapmaya çalıştığı şey üzerine kurulu bir düzen var ülkemizde. :) Örneğin forumda da Almanya'da yaşayan arkadaşlarımız var. Amerika'da var mı bilmiyorum. Eğer tecrübeleri varsa, onlardan kaza, 0 araç ve 2. el piyasaları aralarındaki ilişkileri duysak iyi olur.
Benim ailem Kanada’da yaşıyor. Hatta babam orada 2. El araç alım satım işi ile uğraşıyor. Orada aracın kazasına veya değişeni olup olmamasına bakmazlar. Sadece boyası temiz çiziksiz eziksiz olmalı Ve far stop vs kırık olmamalı. En önemlisi kaç milde olduğu önemli. Araç ilk bakışta göze hitap ederse aracı alırlar ha bir de otomatikse eğer araç, vites sağlığını kafaya çok takıyorlar hepsi bu. Bizdeki gibi tramer boya değişen vs muhabbeti Yok yani


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi