Biliyorsun Apple'da sütten çıkmış ak kaşık değil. En son pil üzerinden yaptıkları naneleri kabul etmişlerdi.
Apple'ın müşteri memnuyeti için kendisine çin'deki sweatshop'larda maliyeti çok az olan bir ürünü değiştirmesi ile otomobilde parça değiştirilmesini açıkçası ilişkilendiremedim. Otomobilde recall yapılıyor, parça değişiyor veya ayıplı ürün ise güç bela yenisi veriliyor. Keza, çok az bir kesim haricinde kimse düğme değişimi yerine yeni ürünü de reddeceğini sanmıyorum.
Benim mantığımda, araçta bir parça düzeltilebiliyorsa düzeltilir. Düzeltilemiyor ise o zaman değiştirilir. Ayrıca, arka çamurluk gibi tavan ve marşpiyel ile uzun bir bağlantısı olan parçaların kesilip biçilerek kaynakla yapıştırılıp boyanmasının hiçbir zaman sağlıklı sonuç olacağını düşünmüyorum. Bu benim düşüncem.
Sigorta ve tramer konusuna da gelirsek; otomobil hasarlarına bakmayan bir sigorta eksperi olarak şöyle izah edeyim. Ben otomobili aldıktan 1 ay sonra üzerine dolu yağdı. Sigorta ile görüştüğümde, cebimden ödemenin daha sağlıklı olacağına vardım ve öyle yaptım. Keza, sis farı kırıldığında da beyan ile bunu sigortadan alabileceğimi ama yenilemede onlarında benden alacağını öğrenince yine cepten ödedim.
Bir poliçede herşeyi teminata alabileceğiniz gibi belirlediğiniz şeyleri de teminata dahil edebilirsiniz. Dolu hasarında bazı poliçeler hasarsızlığı bozmazken bazıları bozuyor. Bazısı sis farı, far gibi nesneleri beyan ile ödeyip hasarsızlığı bozmazken bazıları bir güzel bozabiliyor.
Bu durumda, poliçe yapınızı bilmeden en basit birşeyde kaskodan yaptırırım dediğinizde bir sonraki sene fazla fazla prim ödeyerek yaptırdığınızı kaskoya misli ile ödeme durumunuz da olabilir.
Yani herkesi aynı kefeye koymamak lazım. Benim için tramerde gözüküp gözükmemesi değil bir sonraki sene bir taş sıçraması veya doğa olayı yüzünden abuk sabuk prim ödememek önemlidir. Diğer türlü, yaptırdığım bir teminattan faydalanmamak da ilginç olurdu.
Ha, boyalı eşeği orijinal at olarak satmak isteyenler her ülkede var, onlar sigortayı dolandırmaya kalkıştığında zaten icabına bakılıyor ki yine diyorum benim baktığım otomobil dışı hasarlarda bizzat kendim yakaladığım vakalar var ve sonları hiç eğlenceli olmadı.
Ahlaksız her zaman ahlaksızlığını yapar.
Bizde sistem iyi yürüyor demedim, nereden öyle bir kanıya vardınız, ima bile etmedim.
Rus'un yaptığı şeyin doğru veya eğriliğini tartışmıyorum. Ama takla atan aracı bile eksi haline getirebiliyorlarsa, otomobil gibi bir nesneyi satın almadan önce 40 kere düşünürsün. Sırf tramer sorgusu da yetmeyebilir. Nereden bileceğiz herşeyi sigortadan yaptırdığını ve dürüst olduğunu değil mi? Tramer'de gözükenler bizim için yeterlimidir ?
Japonya'da ikinci el satılacak bir otomobil x-ray tarzı bir cihazdan geçer ve tırnak kadar bir hasarı bile rapora işlerler. Özellikle auction'da satılanlarda işlem böyle gerçekleşiyor. Amerika'da da bildiğim kadarıyla bir havuz var ve aracın hasarlı fotoğraflarına bile ulaşılabiliyor.
Bizdeki diğer sorun otomobil üzerinden döne döne vergi alınması. Biz ayrıca bu yüzden bu metal parçalarına bu kadar üzerine titiriyoruz. Ben aldığımda 160bin TL olan otomobil şimdi zaten getirilmiyor ayrı mesele ama şimdi showroom'da olsa 500bin'den aşağı satılmazdı. Volvo'nun vergisiz çıplak fiyatını görünce şok olmuştuk.
Yurtdışında özellikle eksi enflasyon olan Japonya'da 5 sene önce otomobilin fiyatı neyse yine aşağı yukarı aynı. Yurt dışında satılan 2.el otomobiller zaten ayrı bir komedi, bazı otomobilleri cebindeki bozuk para ile bile alabiliyorsun. Ha sigortası pahalıdır onu da artık dert etmezsin


Yurt dışında 100 pounda veya 1000 pounda veya dolar, euro , satılan otomobilde tek bakacağın şasisi iskeleti sağlam mı, gerisi kimsenin umrunda bile olmaz. Şahsen benim zerre umrumda olmazdı. Gelmişim 40 yaşıma, 1000 euro, dolar, pound'a Subaru alsam en fazla içini süpürür dışınıda fırça ile yıkardım.

Birbirimizi anladığımızı umuyorum. Klavyenin soğukluğundan birde eve kapanmışken durduk yere tatsızlık yaratmaya da hiç niyetim yok